English /
‘Hızlıca bir şeyler yiyelim’ denilince akla ilk gelen, belki yapılışındaki kolaylık ve malzemenin ulaşılabilirliği dolayısıyla da en çok cinsi bulunan yemek köfte. Hal böyle olunca o kadar köfteci arasından en iyisini seçmek güç; ama rahatlıkla söyleyebilirim ki İstanbul’de yediğim en iyi köftenin adresi burası. Filibe’den gelen büyük dayılarının emaneti, kendi ifadeleriyle İstanbul’da açılan ilk köfteci dükkanı; Sirkeci’deki 123 yıllık Meşhur Filibe Köftecisi. Ancak bir an önce harekete geçilmezse aynı dükkanda 124. yılına girmesi zor gözüküyor, çünkü tahliyenin eşiğinde.
Beşiktaş’taki bal-kaymakçı Pando’nun, İstiklal Caddesi’ndeki Kelebek Korse’nin başına gelen şimdi Sirkeci’de Filibe Köftecisi’nin başına gelmek üzere. Yeni Borçlar Kanunu’nun 10 yılını aşan kiracıların tahliye edilmesine olanak tanıyan maddesi nedeniyle mahkeme 30 Nisan’da tahliyelerine hükmetmiş. Hemen bitişiğinde yeni yer açmışlar ama kasanın başında duran 5. kuşak torun Cem Umut Erpak 1893’te kurulan 123 yıllık dükkanlarından çıkmak istemiyor. (Burası yerinde kalsın derseniz destek imzası da verebilirsiniz. https://www.change.org/p/meshurfilibekoftecisi1893)
Peki bu köfteyi en iyi yapan, hatta daha ileri gidersek anne köftesine benzeten şey ne? Kıyması Sirkeci’de bir kasaptan, Doğu Anadolu’dan özel ısmarlanıyor, daha sonra dinlendirilip tuza yatırılıyor ve köfte haline getiriliyor. Çoğu muadiline kıyasla içindeki ekmeği az, eti fazla, belki de o yüzden bu kadar lezzetli. Baharatı kıvamda, kimyon baskın değil. Köfteler yeşil biber ve taze soğanla servis ediliyor. Alışık olduğumuz acı sos yok, ama bu leziz köfteyi tatlandırmaya gerek de yok. Köfteler nispeten ufak olduğu için 1.5 porsiyon daha doyurucu olabilir – en azından benim için öyle oluyor: )
Küçük yuvarlak mermer masaları ve duvarda asılı aile fotoğraflarıyla esnaflığın hakkını veriyor. Usta da hemen önünüzde; siparişinizi verir vermez köftenizin önünüze gelmesi an meselesi. Yeri Cağaloğlu yokuşunda solda, meşhur Hocapaşa Sokağı’nın yanında. Gitmişken bu meşhur esnaf lokantası sokağına da bir bakın, 19. yy’da yeniden yapılmış Hocapaşa Camii ve şimdi kültür merkezi olan Hamamı ve Çeşmesi de burada. Yolun karşısına geçip Mısır Çarşısı’na doğru ilerlerseniz de solda Hacı Bekir’de lokum ve demirhindi şerbetini öneririm.
Adres: Cağaloğlu Yokuşu, Ankara Caddesi, No: 24 Sirkeci
Ulaşım: Tramvay – Sirkeci Durağı’ndan 2 dakika yürüme mesafesi.
Bütçe: çç (1.5 porsiyon köfte artı piyaz – 19 tl (2016 Mart))

It may come as a surprise to some but I find that the default fast-food in Turkey is not kebab but meatballs. Maybe because it is easy to make or the ingredients are fairly easy to reach, it is arguably the most present food on the Turkish street. That’s also why it is hard to choose the best one among so many but my choice has been fairly static ever since I came into this hole-in-the-wall meatball place years back.
The meatballs of the 123-year old Meşhur Filibe Köftecisi (Famous Plovdiv Meatball Place) sizzle in Sirkeci near Istanbul’s old town, and the place is the oldest meatball restaurant in the city, according to the owners. Founded in 1893 by family members immigrating from the Ottoman Plovdiv (Filibe) in the 19th century, the restaurant is now facing eviction under a new tenant law allowing landowners to force evacuation of tenants who lived or worked in the same property for over 10 years. Despite opening a new restaurant next door, Cem Umut Erpak, the 5th generation of the family, does not want to leave the 123-year old shop founded by his great uncles. If no action is taken, they will have to close the restaurant by the end of next month. (If you want to take action you can sign here https://www.change.org/p/meshurfilibekoftecisi1893)
So what makes this meatball “the top choice”? The meat is lean mince from Turkey’s east delivered to a local butcher in Sirkeci. The chef then marinates it with salt and leaves it to rest. The meatballs do not have much breadcrumbs in them unlike their many counterparts and perhaps that is what makes them delicious. More meat than bread=better result. The spices are also balanced. Meatballs are served with green peppers and onions; you can order a bean salad (piyaz) and yoghurt drink (ayran) to accompany. Because the individual meatballs are rather small, 1.5 portion would serve foodies well – me included.
The little round marble tables and the family pictures hanging on the walls look unchanged at least from the middle of 20th century. While at it, you can turn left and enter Hocapaşa Sokağı, a famous food street, both to have something extra or to look at Hocapaşa Mosque rebuilt in the 19th century, its fountain and also hamam which is now a cultural center. Alternatively, you can cross the street and eat lokum (Turkish delight) and drink tamarind sherbet from the oldest Turkish delight maker in town, Hacı Bekir, which you can find it on your left on the way to the Spice Bazaar.
Address: Cağaloğlu Yokuşu, Ankara Caddesi, No: 24 Sirkeci
Transportation: The easiest way is tram, 2 minutes walking distance from the Sirkeci stop.
Budget: çç (1.5 portion meatballs plus bean salad – 19 TL, little more than 6$ (2016 March))
